Skip to content

Türkiye’yi 20 sene geriye götürmek başarı sayılmaz.

2024 yerel seçimleri bir sonraki genel seçimlerde muhalefetin kazanacağına dair ümitleri yeşertti. Hükümetin değişmesini isteyenler ana muhalefet partisinin adaylarına yöneldiler. CHP’nin başarısını adaylarının kalitesi, plan ve programlarından ziyade iktidara duyulan tepkiye bağlamak gerekir.

Bugün halkımızın gittikçe artan bir bölümü iktidarın değişmesini o kadar istiyor ki, yerlerine gelecek insanlardan beklentileri oldukça düşük. Birçok seçmende “yerlerine kim gelirse gelsin” zihniyeti hâkim. Bazıları 20 sene geriye gitmemizin başarı olacağını düşünüyor.

Bu beklentinin doğru olduğu birkaç alan var. Herhangi bir muhalefet partisi iktidara gelse bile hukuk sistemi, hak ve özgürlükler konusunda ilerleme beklenebilir. Bu alanlarda gerçekten 20 sene öncesinin de gerisindeyiz.  Ancak Türkiye eskiden de eğitim, bilim, teknoloji, düzen, güvenlik konularında büyük eksikleri olan bir ülkeydi.

İktidar değişecek ama muhalefetin kadrosu büyük adımlar için yetersiz.

Eğer Türkiye’nin dünyanın en ileri medeniyetleri arasına girmesini istiyorsak bu eksikleri kapatacak vizyon, plan ve ekibe sahip bir iktidara ihtiyacımız olacaktır. Ancak muhalefet partilerinin lider kadrolarını incelediğimizde bu atılımı yapacak potansiyelleri olduğunu düşünmek mümkün değildir.

Günümüzün siyasileri birbirlerine o kadar benziyorlar ki, rakipleri olan partiden aday gösterilseler kimse şaşırmazdı. İktidar olsun, muhalefet olsun bu politikacıların hepsi arkamızda bırakmak istediğimiz bir dönemin kalıntılarıdır.

Seçmenler ölümü görmüş ve sıtmaya razı vaziyette değişimi beklemekteler.

Ancak bu vasat ve güvenilmez siyasi sınıftan kurtulmak mümkün olacak mı? Enflasyon yüksek kaldığı sürece hükümetin herhangi başka bir alandaki başarısının öneminin kalmadığı bu seçimde belli olmuştur. Enflasyonu düşürmek dışında bir seçeneği kalmayan hükümetin bu amaca ulaşması ise birkaç sene daha sürecektir. Halkın şimdiden sabrının taşmaya yakın olduğu göz önüne alınca iktidar değişimi kaçınılmaz görünmektedir.

Ancak seçmenler ölümü görmüş ve sıtmaya razı vaziyette değişimi beklemekteler. Bu düşük beklentiler yüzünden aslında ihtiyacımız olan yönetime kavuşmamız mümkün olmayacaktır. Türkiye’nin en az 5 sene daha kaybetmesinin önüne geçmek istiyorsak halkın önüne daha iyi bir alternatif çıkarmamız gerekmektedir.

Atatürk’ün açtığı o yolu aydınlatacak nitelikli vatanseverler siyasete girmeli.

Günümüz siyasilerinde bunu yapacak kapasite ve motivasyon eksik olduğu için tek çözüm bugüne kadar siyasetten uzak durmuş nitelikli vatanseverlerin sorumluluk almasıdır. Alanlarında başarılı, saygı duyulan, menfaat yerine vatan aşkıyla tutuşan siyasiler Türkiye’de yepyeni bir siyasi sınıfın oluşumunun kapısını açacaklardır. Bu vatansever devlet insanları Türkiye’yi eğitimden başlayarak her alanda dünya lideri yapacak reformları geliştirecek ve iktidara gelince uygulamaya geçeceklerdir.

Cumhuriyetin kuruluşunun üzerinden 100 sene geçti. Atatürk o ilk yıllarda Türkiye’nin en yetenekli, en vatansever insanlarını devlet yönetimine çekerek inanılmazı başarmamızı sağlamıştı. O idealist ruh zaman içinde yavaş yavaş kayboldu, bizi medeniyet liderliğine götüren o yol görünmez oldu. Vasıflı insanlar siyasetten çekildi, ülkemiz bir adım ileri, iki adım geri yürümeye alıştı. 

Türkiye’nin bugün Atatürk’ün açtığı o yolu aydınlatacak, nitelikli vatanseverleri siyasete sokacak bir kıvılcıma ihtiyacı var.

Partiler nitelikli insanların önünü kesiyor- entelektüel bir
Kuvâ-yı Millîye hareketine ihtiyacımız var

Alanında başarılı ve belli bir bilgi birikimine sahip insanlar katılacakları partinin vizyon, plan ve ekibini incelerler. Bugün Türkiye’de bu tür bir incelemeden başarıyla geçebilecek herhangi bir parti yoktur. Vizyonsuz, vasat hiziplerin yönetimi altına girmek nitelikli bir vatansever için anlamsız gelecektir. Geçmişte idealist nedenlerle bu tür partilere katılanların tecrübesi ortadadır: önleri kesilmiş, küstürülerek istifaya zorlanmışlardır.

Türkiye’nin önünü açmak istiyorsak önce vasıflı insanların katılmak isteyeceği bir organizasyon kurmalıyız. Entelektüel bir Kuvâ-yı Millîye hareketi ile Türkiye’nin yetiştirdiği yeteneklerin ülke yönetimine katkıda bulunmasını sağlamalıyız. İşte Türkiye-İleri platformunu tam olarak bu amaçla kurulmuştur.

Sevgili arkadaşlar, biz Atatürk’ün açtığı yolu aydınlatacak kıvılcımız.
Biz Türkiye-İleriyiz.

Üye olmak için: https://turkiyeileri.com