Skip to content

    Türkiye´nin geleceği hakkında iyimser olmak

    Objektif veriler ve ahlaki sorumluluk iyimser olmayı gerektiriyor.

    Ülkemizin son dönemde karşılaştığı zorluklar ve felaketler halkımızı karamsarlaştırdı. Bir yandan ekonomi sorunlar, adalet, saygı ve düzen eksikliği, öte yandan bu sorunlara çözüm bulmakta zorlanan siyasi sınıf, insanların geleceğe umutla bakmasını engellemekte. Ayrıca karamsarlık bulaşıcı bir hastalık gibi- insandan insana geçiyor.

    Peki bu durumda Türkiye´nin geleceği hakkında iyimser olmak mümkün mü? Öncelikle bizi bunaltan güncel sorunları bir yana bırakıp Türkiye´nin durumunu objektif olarak incelememizde yarar var. Gerçekten durumumuz gelecekten ümit kesmeyi gerektirecek kadar kötü mü?

    Objektif veriler karamsarlığı desteklemiyor

    Bilim, teknoloji, ekonomi ve eğitim alanlarındaki objektif verilere baktığımızda ülkemizin birçok alanda pozitif trendler içinde olduğunu görüyoruz. Örneğin patent başvuruları, yayınlanmış bilimsel makale sayıları ve ihracat rakamları hızla artmakta (Worldbank). Gayrisafi millî hasıla (GSMH) geçmiş yıllarda Avrupa topluluğu ülkelerinden ve ABD´den çok daha hızlı artış gösterdi (link). Öte yandan Türkiye’nin borçluluk oranı son yıllarda yükselmiş olsa da, halen gelişmiş ülke ortalamasının oldukça altında (IMF).

    Eğitim alanında kesinlikle istediğimiz yerde değiliz, ancak öğrencilerin öğrenme başarısını ölçen OECD PISA testinin sonuçlarına göre (link), sonuçlarımız Avrupa Topluluğu ortalamasına oldukça yakın. Üstelik öğrencilerimizin performansı Yunanistan dahil bütün komşularımızın ve gelişmekte olan ülkelerin neredeyse hepsinin üzerinde.

    Ayrıca “son yıllarda dünya çapında başarılı şirket sayımız oldukça arttı. Örneğin Vestel ve Arçelik elektronik alanında, Aselsan, Tusaş, Baykar (bayraktar drone), Roketsan savunma sanayinde, THY ve TAV havacılıkta, Ülker ve Anadolu grubu gıdada, Enka uluslararası müteahhitlikte dünyanın önde gelen şirketleri arasında. Bunun yanında Peak Games, Getir, Dream Games, Hepsiburada, Trendyol ve Insider gibi değeri 1 milyar doların üzerine çıkmış Startuplarımız var.” (link).
    Yerli şirketlerin patent başvuruları da son 20 yılda 46 kat arttı ve 2022 itibariyle ilk kez yabancı patent başvurularını geçti (link).

    Tabii ki Türkiye’nin önemli sorunları var

    Bu olumlu gelişmelere rağmen, ülkemizin birçok alanda büyük sorunları olduğunu da hatırlamakta yarar var. Örneğin, Türkiye 2023 senesinde dünyada en çok enflasyon yaşanan ilk beş ülke arasında (link). Gelir dağılımı en eşitsiz ülkelerden biriyiz (link). Basın özgürlüğünün de en az olduğu ülkelerin de başında gelmekteyiz (link). Demokratik haklar, kişisel özgürlükler ve yargı bağımsızlığı konularında batı ülkelerinin çok gerisindeyiz (link) ve son senelerde daha da geriye düştük. Türk gençliğinin çoğunluğu da bu durumdan memnun değil- düzen, adalet ve yaşam standartlarında ilerleme bekliyorlar (link).

    Türk tarihi ümitsizliğe yer vermiyor

    Bu sorunlara rağmen Türkiye’nin bugünkü durumunu tarihimizdeki diğer dönemlerle karşılaştırınca bizim durumumuzun ümitsiz olduğunu söylemek sadece zor değil, anlamsız kaçıyor. Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki zorlukları bilen bir insanın bugün ümitsizlikten bahsetmesi mümkün olamaz. Ülkemizin dört bir yanı işgal altında olmasına, ekonomik alandaki zorluklara, askeri alandaki eksikliklere ve sadece bir avuç eğitimli insana sahip olmamıza rağmen modern bir devlet kurmayı başardık. Bu nedenle bugün kendini Atatürkçü olarak tanımlayan vatandaşların karamsar olmasını gerektirecek bir durum yoktur.

    İyimserlik bir vatan görevidir

    Zaten Türkiye’nin durumu çok daha kötü de olsaydı, iyimserlik bir vatan görevi ve ahlaki sorumluluk olacaktı. Biz ümitsiz olmayı reddeden bir avuç vatanseverin nelere kadir olduğunu yakın tarihimizde öğrendik. Zamanında İstanbul´da oturup, İngiliz mi, yoksa Amerikan mandasını mı tercih etmemiz gerektiğini tartışan, halkımızı küçümseyen o sözde aydınların durumunu unutmayalım. Karamsarlık denilen, insanları felç eden, geleceğimizi tehlikeye atan hastalıkla top yekûn savaşmamız gerekir.

    Karamsarlıktan çıkmakta zorlanan insanlara nasıl yardımcı olabiliriz?

    Öncelikle yukarıdaki bilgileri kaynakları ile paylaşarak çevremizdeki karamsarların ülkemizin içinde bulunduğu durum hakkında doğru bilgi sahibi olmalarını sağlamalıyız. İkinci olarak tarihten örneklerle karamsar olmanın anlamlı olmadığını göstermeliyiz. Son olarak, iyimser olmasak bile iyimser olmayı tercih etme sorumluluğumuz olduğunu hatırlatmalıyız.

    Bugün karamsarlık ve kendimize acımakla zaman geçirme lüksümüz yoktur. İyimser olmaya karar verip, ülkemizi daha ileriye taşımak bizim bizden sonraki jenerasyonlara borcumuzdur.

    Dr. Yaşar Attila İlman

    Türkiye-İleri Platformu

    Artık sorumluluk almamızın zamanı geldi. Beraber geleceğin Türkiye’sinin temellerini atalım.

    Makaleler

    Çocuk sayısı nasıl arttırılır?

    Çocuk sayısı nasıl arttırılır? Bu yazıda gelişmiş ülkelerde (Türkiye dahil) çocuk sayısının düşmesin…

    Seçim Sonrası Türkiye ve İleri Platformunun misyonu

    Türkiye’yi 20 sene geriye götürmek başarı sayılmaz. 2024 yerel seçimleri bir sonraki genel seçimlerd…

    Türkiye´nin Enerji Notu

    Notumuz: 7/10. Türkiye son zamanda enerji alanında büyük atılımlar yapmış olsa da tüketimimizin çoğu…

    Türkiye-İleri Özet Bilgi

    Türkiye-İleri Platformu nedir? Türkiye’nin önünü açacak reformları hayata geçirmek için yeni yetenek…

    Yeni siyasi akımın ilk seçimde iktidara gelmesi

    Türkiye’de bugün yeni siyasi oluşumların köklü partilerin önüne geçmesini mümkün kalan birçok faktör…

    .

    İyimserlik